16 Mart 2026
Hematoloji uzmanı sayısı yetersiz hematoloji uzmani sayisi yetersiz h2npNNTq.jpg

Hematoloji uzmanı sayısı yetersiz

Türk Hematoloji Derneği’nin 51. Ulusal Hematoloji Kongresi, Antalya’da gerçekleşti.

Kongre kapsamında, hematoloji uzmanı açığının hizmet kalitesini tehdit ettiğine ve kronik miyeloid lösemi (KML) tedavisinde hasta ve hekim beklentilerinin önemli olduğuna dair bilimsel bir çalışma sunuldu.

Uzmanlar, hematoloji alanında yaşanan insan gücü açığının yanı sıra hasta-hekim iletişiminin tedavi başarısındaki rolünün vurguladılar. Hematoloji, modern tıbbın en hızlı gelişen ancak en yüksek sorumluluk gerektiren alanlarından biri olarak kabul edilmektedir.

Son 10–15 yılda lösemi, lenfoma ve miyelom gibi hastalıklarda umut veren tedavi başarıları elde edilse de, insan gücü açığının bu başarıları sürdürmeyi zorlaştırdığı belirtildi.

“252 PEDİATRİK HEMATOLOG VE 618 ERİŞKİN HEMATOLOG BULUNUYOR”

Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Özgür Mehtap, Türkiye’de hematoloji alanında çalışan uzman sayısının yetersiz olduğunu belirtti. Mehtap, Türkiye’nin nüfusu göz önüne alındığında mevcut uzman sayısının düşük olduğunu ve bu durumun hizmet kalitesini etkilediğini söyledi.

Mehtap, genç hekimlerin hematolojiyi tercih etmesinin zor olduğunu belirtirken, sağlık hizmetlerindeki aksamaların, hekime ulaşma zorluklarının ve hasta bakımındaki zorlukların ciddi boyutlara ulaşabileceğini dile getirdi.

Mehtap ayrıca, genç hekimleri desteklemek, mentorluk sağlamak ve eğitim kalitesini korumak için Türk Hematoloji Derneği olarak ellerinden geleni yapacaklarını belirtti.

HEKİM VE HASTALARIN BEKLENTİLERİ İLK KEZ KARŞILAŞTIRILDI

Türk Hematoloji Derneği ve Novartis Türkiye iş birliğiyle yürütülen Kronik Miyeloid Lösemi (KML) çalışmasının sonuçları da kongrede paylaşıldı.

Temmuz–Aralık 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışma, hasta ve hekimlerin tanı, tedavi ve takip süreçlerine dair öncelikleri karşılaştırmalı olarak ortaya koydu.

Elde edilen sonuçlara göre:

  • Hastalar, hastalığın seyrini ve günlük yaşamıyla olan etkilerini öğrenmek istiyor; hekimler ise tedavinin güvenliği ve takibin devamlılığına odaklanıyor.
  • Hastalar, hastalıkla yaşama bakış açısında hekimlere göre daha olumlu yaklaşıyor ancak tedavi değişikliği yaşayan hastaların üçte biri kaygı ve korku hissediyor.
  • Tedaviye uyumsuzluğun en yaygın nedeni “ilacı almamak” olarak bildirildi.
  • Kısa muayene süreleri, önemli bir memnuniyetsizlik nedeni olarak öne çıktı.

Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhlis Cem Ar, çalışmanın hasta-hekim iletişiminin önemini vurgulayarak, tedavi uyumunu artırmada ve yaşam kalitesini geliştirmede iletişimin kilit bir rol oynadığını ifade etti.

Prof. Ar, mevcut tedavilerin önemli başarılar elde ettiğini ancak daha tolere edilebilir ve yaşam kalitesini koruyan yeni tedavi seçeneklerine ihtiyaç olduğunu belirtti.