Hindistan’daki eski kanalizasyon sistemlerinde manuel temizlik yapan işçiler, sadece günlük 3 sterlin (yaklaşık 185 Türk Lirası) gibi son derece düşük bir ücretle çalışıyorlar. Bu durum, binlerce insanı karın tokluğuna dünyanın en tehlikeli iş kollarından biri olan bu sektörde yaşamaya mahkum bırakıyor.
İşçiler, foseptik tankları ve kanalizasyon tünellerine korumasız bir şekilde girerek çalışıyorlar; çoğu zaman boylarına kadar atık maddelerin içinde faaliyet göstermek zorunda kalıyorlar. Kadın işçiler ise tuvaletlerden çıkan atıkları başlarının üstünde taşıdıkları sepetlerle tarım alanlarına boşaltıyorlar. Birçok genç işçi, aile bütçesine katkıda bulunmak için henüz 15 yaşındayken bu riskli mesleğe adım atmak durumunda kalıyor. Koruyucu ekipman eksikliği ve ilkel çalışma yöntemleri, çocuk yaşındaki çalışanları da doğrudan hayati tehlike ile karşı karşıya bırakıyor.
Bu işçiler, sürekli olarak kötü kokulara ve zehirli maddelere maruz kalıyor ve bu durum, akciğer kanseri, tetanoz ve karbonmonoksit zehirlenmesi gibi ölümcül hastalıkların sık görülmesine neden oluyor. Tünellerde biriken metan ve karbonmonoksit gazları, anlık zehirlenmelere yol açarak iş kazası ölümlerine neden oluyor. İşçilerin, ağır kokularla ve sağlıksız çalışma koşullarıyla başa çıkabilmek için kaçak alkol tüketimine yöneldiği de bildiriliyor. Hem kronik hastalıklar hem de ani gaz zehirlenmeleri nedeniyle bu iş kolunda çalışanların yaşam beklentisi, mülki kayıtlara göre 40 yıla kadar düşmüş durumda.